Selam ben Mustafa. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi yada yaygın adıyla Mülkiye’de Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde okuyorum. Siyasal Düşünceler Tarihi dersinde okutulan Sokrates’ten Jakobenlere Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi ders kitabından aldığım notları sizlerle paylaşmak istedim. Her ne kadar bu notlar benim dersi yüksek notla geçmemde yardımcı olsada bazı eksiklikler yada yanlışlar içerebilir. Bu yazıda Aristoteles bölümü yer almaktadır.
Aristoteles Platon’un en iyi öğrencisidir, çok iyi bir doğa bilimcisidir ve hocasının aksine ampirist bir düşünceye sahiptir.
A)Yaşamı
Selanik yakınlarında doğmuştur. Babası Makedonya kralının doktorudur. Babası sayesinde pozitif ilimlerle ilgili olarak büyümüştür. 17 yaşında Akademia’ya katılıp 20 yıl eğitim almış, Akadamia’daki en parlak öğrenci olmuştur. Hocası Platon ölünce Atina’yı terk edip pozitif ilimlere ağırlık vermiştir.
Aslında siyaset felsefecisi olmasına rağmen zooloji ve biyolojinin kurucusu olmuş; kimya, astroloji gibi bilimlerle ilgilenmiştir. Makedon kralının daveti ile kralın oğlu Büyük İskender’e hocalık yapmak için Makedonya’ya gitmiş kral ölünce Atina’ya geri dönüp Lykeion adında kendi okulunu kurmuştur.
Aynı zamanda bir öğretmendir, bilgiyi Tanrı’dan değil doğadan aldığını ifade eder. Büyük İskender ölünce Atina tekrar Makedon karşıtı bir yönetime geçmiştir. Aristotales Atina’da dinsizlik ile suçlanıp ölümle yargılanmış o da kaçıp 62 yaşında ölmüştür. Sokrates’in yargılanmadan kaçmayıp kendini savunmasını düşündüğümüzde Aristoteles’in ahlak anlayışıyla epey farklılık olduğunu söyleyebiliriz.
Metafizik ile ilgili Organon adlı bir kitap yazmıştır. Toplamda 200’ü aşkın eseri vardır. En meşhur eseri siyaset ile ilgili yazdığı Politika adlı eserdir.
B)Mantık
Bilgiliyi 3’e ayırmıştır.
- Üretken Bilim: Çiftçilik, mühendislik vb.
- Teorik Bilim: Sadece bilmek için yapılan düşünce faaliyeti; fizik, matematik vb.
- Pratik Bilim: İnsan ve toplum davranışlarını kavrayabilmek için yapılan bilim; politika, etik vb.
Mantık bir bilim değil bilim yapma aracıdır. Aristoteles mantık yerine analitik der. Her bilimde sonuca ulaşmak için mantık kullanılır.
Tanıtlama: Bir savı kanıtlamak için bir olgunun örnek olarak gösterilmesi.
C)Metafizik
Aristoteles metafiziği çok soyut ve karmaşık olarak anlatır. Metafizik bilgiye nasıl ulaşılacağıdır. Bilmenin anımsama, deney, sanat ve bilim gibi seviyeleri vardır. Anımsama hayvanlarda da bulunan bir seviyedir. Deney tekrar tekrar yapılıp aynı sonuca varılırsa sanat ile bilim olur. Sanat bir amaç uğruna yapılır (şiir, marangozluk vb.) Bilim ise sadece bilmek için yapılır.
Bilim en üst düzey bilgidir ve sadece duyu organları ile yapılmaz. Bilgelik sadece bilme isteği ile ilk nedeni bulmaya çalışmaktır. Aristoteles oluşu ve nedeni açıklar. Platon’a benzer şekilde varlığın ezeli ve ebedi olduğunu savunur ama idea kavramını eleştirir. Platon ideanın sadece akıl ile kavrandığını düşünürken Aristoteles biyolojik bir şey olduğunu söyler (gen gibi). Ona göre madde ve form (ruh) birbirinden ayrılamaz bir bütündür. Formlar ideaların aksinde değişebilir. Madde (onun karakterini oluşturan) form ile vardır. Buna meşe tohumundan meşe ağacı çıkmasını örnek verebiliriz. Maddenin içindeki form onun ulaşacağı son hali belirler. Buna ereksellik denir.
Her madde kendi ereğine ulaşmak için devinir. Bunun nedeni ezeli ve ebedi olan Tanrı’dır. Her madde Tanrı’ya ulaşmak için devinir. Tanrı burada yaratıcı demek değildir.
Ç)Doğa Felsefesi ve Ruh Beden İkililiği
Aristoteles 500’den fazla hayvan adlandırmıştır ve hepsi bir devinim içindedir fakat bazıları mükemmeliyete ulaşmadan devinimleri sona ermektedir. Bu devinim sürecinin tike ve rastlantısal olduğunu gösterir.
Aristotles kendi kafasına göre teolojik bir düzen oluşturmuştur. Tanrı’ya yakın olan yani gök cisimlerinin özü değişmez yer altındakiler ise aşağılıklardır ve yok olmaya mahkumlardır. Canlılarda ise her canlının bir ruhu vardır. Ruhlarında bir sıralaması vardır, bu sıralama ise;
- İnsan
- Hayvan
- Bitki
Bedeni hareket ettiren, değiştiren ruhtur.
D)Etik: İyi Olmak İçin Araştırma
Siyaset bilimler arasında en üstün olandır çünkü kimin ne yapacağını siyaset belirler. Etik siyaset altı bir kavramdır. Siyasetin amacı bütün bilimlerin ortak amacı olan insan için iyi olana ulaşmaktır. Herkes iyiyi arzular. İyilik kesin değil rastlantısaldır. İyilik Aristoteles’e göre mutluluktur. Mutluluğun haz demek olduğunu ise sadece kaba saba hayvanlar düşünür. Mutluluk onur veya zenginlik de değildir. İyilik akıldan geçer. Sokrates iyiliği bilmek olarak tanımlar Aristoteles ise bilip kötüyü tercih edebilmenin mümkün olduğu savıyla bilip erdemli olanı seçmeyi mutluluk olarak tanımlar. Erdemlilik yaptığımız işin en iyisini yapmaktır. Asıl büyüklük olan şey ise ruhunu erdemlileştirmektir.
Doğru eylem ise aşırı uçlara gitmeyen orta noktadır. Bu parasal anlamda “cömertliktir”. Erdem sadece karar verebileceğimiz davranışlarda söz edilebilir. Aristoteles irade özgürlüğüne inanır. Mutlu olmak için entellektüel uğraşlar edinmeliyiz bunlar bize acı yada haz verebilir. Sadece soylu ruhlu insanlar erdemli olan davranışları yapabilir.
Aristoteles tek başına bireysel bir mutluluğun olmadığından bahseder bunun birinci nedeni insan siyasal bir hayvandır. İkincisi ise bireysel mutluluk ile toplumsal mutluluk bağlantılıdır.
E)Siyaset ve İyi Yaşam Olanağı
Siyaset pratik bilimin bir alt dalıdır, vatandaşların mutluluğunu hedefler. Aile ve özgürlük konusunda hocası Planton’dan farklı düşünür.
a)Devlet ve En Yüksek İyi
Aristoteles sadece polisleri araştırır ve onlara hayrandır. Devleti topluluklardan ayıran şey onun doğasıdır. Örnek vermek gerekirse aracın maddi kısmını yapan bir insandır aracın formu (ruh benzeri yapı daha önce tanımladık) ise yapan insanın kafasındaki fikirdir.
Devlet en iyiyi amaçlayan tek ahlaki ve düşünsel yapıdır. Devleti diğer yapılardan farklı kılan onun iyiyi amaçlamasıdır. Sofistlerin devletin sözleşmelerden oluşmuş yapay şey savunmasına şiddetle karşıdır. İnsanı siyasi hayvan yapan dillidir. Devlet köy ve aileden çok daha üstündür.
b) Kölelik ve Servet Edinme
Kölelik doğal bir şeydir, ekonomi ve mülkiyetin bir parçasıdır. Kölelik ve yöneticilik doğuştan gelir. Aile reisinin eşi, çocukları ve köleleri üstünde kurduğu otorite doğrudur ve devlet hiyerarşisi ile ilişkilidir. Avcılık ve tarım gibi alandalarda servet edinmeyi doğru bulur faizcilik ise aşağılık bir şeydir. Hocası Platon’un ortak mülkiyet ve çocukların komünün ortak malı olması gibi fikirlerine kesinlikle karşıdır.
c)Yurttaşlık
Atina’dan esinlenerek yurttaşı yönetimde söz sahibi olan kişi olarak tanımlar. Yani doğrudan demokrasiyi işaret eder. Böyle olunca kol gücüyle çalışanlar, kadınlar ve köleler yurttaş sayılmaz. Aristoteles onların akıl ile çalışmadıkları için devletin bir parçası olmadığını savunur.
F)Anayasa ve Yönetim Biçimleri
Anayasa devletin erk görevlerinin dağılımı ve toplumca benimsenmiş hedeflerin belirlenmesidir. Devletin amacı ortak yarardır. Yöneticinin kendi çıkarını düşünmesi yanlıştır. Aristoteles yönetimin kimin elinde olduğuna göre tablo yapmıştır.

Politeia: Ilımlı demokrasidir, demokrasi ile oligarşi karışımı bir yönetimdir. Adalet eşitler arasındaki iyiliktir. Farklı sınıflar arasında yanlılık olur. Adalet ancak iyilik ile olur.
Monarşi: 5 farklı monarşi vardır. Kral kendi başına yasa çıkarabilir. Bu nedenle monarşilerde gelenek yazılı yasadan üstündür.
Tiranlık: En kötü yönetim biçimi, yönetici halkın içindeki ileri gelenleri öldürerek yada iyi biri gözükerek iktidarını korur.
Aristokrasi: Halkın içindeki en erdemlilerin tiranlığı yıkıp yönetime erdemli şekilde devam etmesi.
Oligarşi: Eşitsizlikten beslenir. Türleri vardır, zengin sınıf fakiri ezip daha zengin olur halk en sonunda isyan eder.
Demokrasi: Kötü bir rejimdir. En iyi türü ılımlı mülkiyet ve yasaya bağlı olanıdır. En kötü türü ise “egemen olan yasa değil halktır” düşüncesidir ve bu düşünce en az aşırı oligarşi kadar kötüdür. Demokraside halk eşit olduğunu sanar.
G)Devrim ve Nedenleri
Siyasi rejimler devrime karşı koyabilecek güçte olmalıdır. Devrimin sonuçlarına göre türleri vardır; Sadece iktidarın değişmesi, anayasa değişimi, düzenin kendisinin değişimi. Devrimin temel nedeni eşitizliktir. Aşırı baskı, zenginlerin ekstra güç arzusu veya küçük bir grubun yönetimi de devrime neden olarak gösterilebilecek unsurlardır. Devrimlerin engellenmesi için yönetim yasalara uymalı, adil olmalı, sınıflar arası ekonomik farkları aşırı derinleştirmemelidir.
H)En İyi Yönetim: Politeia
Aristoteles Politeia’yı en iyi siyasal rejim olarak adlandırır. Toplumun ortak çıkarını gözeten rejimdir. Yönetim herkese açıktır. Bireylerin aşırı mülkiyet edinmesinin önüne geçen mekanizmalar bulundurur. Orta sınıfa dayanır bunun nedeni zengin öğrenmeyi ve boyun eğmeyi bilmez fakir ise yönetmeyi bilmez. Halkın kahir ekseriyeti orta sınıftır. Bu bir ideal tiptir tamamıyla gerçekleşmesi beklenemez.
L)İdeal Devlet
Sadece en erdemlilerin yönettiği devlet demek değildir. İdeal devlet dış unsurlar olmadan kendi kendine yeter. Belirli bir nüfusa ve yüz ölçümüne sahiptir. Vatandaşları zeki ve yürekli insanlardan oluşur bilek gücüyle çalışan insanlara vatandaşlık verilmez. Gençler askerlik yaparken halkın yaşlıları yönetici olarak görev yapar. İhtiyaç olduğu durumlarda ithalat veya ihracat yapabilirler. Kamusal alanlar ortak alan olarak sayılır. Herkesin biri şehrin içinde biri sınırın yakınında olmak üzere iki toprağı vardır. Sedece yurttaşlar eğitim alır. Bu eğitim hem zihinsel hem fizikseldir. Yurttaşlar bilek gücüyle çalışmayacağı için zihinsel eğitime ağırlık verilir. Hocası gibi cesurluk ve bilgeliğin ön plana çıkarıldığı bir yönetim çizer ama hocasının aksine ampiriktir. Sadece orta ve üst sınıfı yönetime alır, bu açıdan baktığımızda elitist bir yaklaşıma sahiptir.


Yorum bırakın